TEKNİK GEZİ

166
Teknik Gezi ITeknik Gezi II
Teknik Gezi I

 

Üst Miyosen Gölsel-Karasal Çökellerin (Çayırhan, Ankara) Devirsel Stratigrafisi ve Paleoklimsel Kayıtları

Gezi Lideri: İsmail Ömer Yılmaz (Jeoloji Mühendisliği Bölümü, ODTÜ, 06531, Ankara)
Tarih: 11.04.2020

Ankara, Nallıhan-Beypazarı-Çayırhan ilçeleri civarında yaygın yüzlek veren Miyosen yaşlı gölsel-karasal çökeller çok farklı renklerde stratigrafik istifler sunmaktadır. Bu istifler Nallıhan-Çayırhan Kuş Cennetine de zemin oluşturmaktadır.

İstifler iyi görülebiilen devirsel litofasiyes ardalanmalarından oluşmaktadır. Akpınar Kireçtaşı üzerine gelen Çayırhan Formasyonu alt kısmında kalın koyu gri-gri çamurtaşları ile ince jips, kireçtaşı, çört veya kumtaşı ardalanması sunmaktadır. Yer yer düzensiz olarak tüf tabakaları da bu ardalanmaların arasında yer almaktadır. Bu fasiyeslerden oluşan devirlerde çamurtaşları devir altlarında ve jips, kireçtaşı, çört veya kumtaşları ise devir üstelerinde yer almaktadırlar. Devirler yer yer çamur çatlakları ile örtülürler. Bu da yukarı doğru sığlaşan ve zaman zaman su üstü olan devirlerin varlığını göstermektedir. Orta kısımda koyu gri-gri veya yeşilimsi çamurtaşları ile fosil kabukları içeren ooidli kireçtaşları veya jipslerin ardalanması yer almaktadır. Bu ardalanmaların oluşturduğu devirler tabanda çamurtaşları ve tavanda ise kireçtaşları ve jipsler ile temsil edilirler. Devir tavanlarında yer yer demir yumruları, çamur çatlakları ve yağmur damlası izleri gözlenmiştir. İstifin üst kısmında ise yeşilimsi çamurtaşları ile kızıl-kahve çamurtaşlarının ardalanması yer almaktadır. Kızıl-kahve çamurtaşlarında eski toprak oluşumu izlerine rastlanmıştır. İstifin en üstünde ise açık gri renkli kalın marnlar kızıl-kahve çamurtaşları ile ardalanma sunmaktadır. Marnlar içerisinde stromatolitik lensler gözlenmiş ve eski toprak oluşumları ile örtülmüştür.

Devir sıralanmalarına ve tiplerine bakıldığında küçük ölçekli devirlerin büyük ölçekli devirlerin üstlerine doğru kalınlıklarının değiştiği ve kendisini oluşturan fasiyeslerin bu kalınlık değişimi içerisinde paralellik sunduğu gözlenmiştir.

İstif boyunca devirsellikten bağımsız olarak jeokimyasal değişimler incelendiğinde büyük ölçekli değişimler dikkat çekmektedir. Bu değişimler hem devirsellikten daha büyük ölçekte hem de devir mertebesinde değişimler göstermektedir. Element dağılımlarındaki artış ve azalışlar göl suyunun kimyasının değişiminde ve kuruma dönemlerinde aşınma ve ayrışma ile desteklenen sediman bileşiminde etken olduğunu göstermektedir.

Geç Miyosen gölsel-karasal çökellerin oluşumunda iklim etkili devirsel değişimlerin baskın olduğu ve büyük ve küçük ölçekli değişimlerin uzun dönemde göl suyunun kimyasında da değişiklik oluşturduğu gözlenmiştir.

Gölsel-karasal istiflerde farklı ölçekteki devirsel ardalanmalar iklimsel ve tektonik kayıtların okunmasında kolaylık sağlamakta ve istiflerdeki etkilerinin birbirinden ayırt edilmesinde kullanılabilmektedir. Bu gezide Gölsel-Karasal istiflerde devirsel stratigrafi uygulamalarının tektonik ve iklimsel olayların kayıtlarının ayırt edilmesinde nasıl kullanıldığı tartışılacaktır.

Teknik Gezi II

 

Kuzey Anadolu Fay Zonu Gerede Segmenti: Kripin Morfoloji ve İnsan Yapımı Yapılar Üzerindeki Belirtileri

Gezi Lideri: Erhan Altunel (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü)
Tarih: 11 Nisan 2020

Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun (KAFZ) Gerede segmenti, 1944 (M 7.3) depremiyle yeniden kırılmıştır. 1970’lerin başında, İsmetpaşa’da fay üzerinde bulunan bir duvarın kırıldığı fark edilmiş ve bu deformasyonun KAFZ’nun bu bölümünde kripe bağlı olduğu ileri sürülmüştür. Önceki çalışmalar çoğunlukla fay üzerindeki kripin hızı üzerinde yoğunlaşmıştır ve son zamanlarda bazı araştırmacılar kripin gerçekleştiği fayın uzunluğu hakkında yorumlar yapmıştır. Araştırmaların çokluğuna rağmen, kripin yüzeydeki belirtileri İsmetpaşa’daki en iyi bilinen kırık duvar ile sınırlıdır. Halbuki, Gerede segmenti boyunca kripin morfoloji ve insan yapımı yapılar üzerinde başka belirtileri de görülmektedir.

Bu arazi gezisi kapsamında, batıda Gerede ile doğuda Çaylı Köyü arasında yaklaşık 65 km boyunca, fay zonunun morfolojideki en belirgin izleri ve zon üzerinde bulunan telefon direkleri, duvar, tarla sınırı, mezar gibi insan yapımı yapılarda kripin belirtileri görülecektir. Arazi verileri ışığında, günümüzde bu segment üzerinde görülen hareketin 1944 depreminin post-sismik aktivitesi mi yoksa asismik krip mi olduğu tartışılacaktır.

TEILEN